Sıkça Sorulan Sorular (SSS)

Merhaba,

Neden böyle bir girişim içinde bulunduğumuzu, neler amaçladığımızı, nasıl yaptığımızı özetle merak edilen soruları cevaplamaya çalıştık. Aşağıda paylaştığımız bilgileri sizi tatmin etmiyorsa her türlü sorunuzu cevaplamaya hazırız fakat önce hazırladığımız bu metni okumanızı rica ediyoruz. Şimdiden teşekkür ederiz.

Eppek nedir?

Eppek, 2 kişi olarak yola çıktığımız öncelikli olarak bir sosyal girişimdir. Öte yandan şehirde yaşamaya devam ederken toprakla, tohumla, maya ve özle bağlatısını kurabileceğimiz bir yaşam alanı kurma ve kırsal-şehir bağlarını örme yolculuğu da diyebiliriz. Bu yolculuk öncelikle 2016’nın Şubat ayında evde kendimiz için yapmaya başladığımız ekmeklerin çevremiz tarafından beğenilmesi ve talep edilmesi ile başladı. Şu anda ise kontrollü büyüyerek adil bir çerçevede toprağı, çevreyi, insanı gözeterek üretime devam ediyoruz.

Biraz daha detay verebilir misiniz?

Tabii 🙂 Başlangıç bir toz bulutu oldu değil mi? Biz de bize en çok gelen soruları kapsayan uzun bir paylaşım yapalım istiyorduk zaten.

Eppek, içinde rafine hiç bir ürün barındırmayan; atalık (yüzyıllar boyunca Anadolu coğrafyasına adapte olmuş ve evrimini burada sürdüren), buğdaygillerin (buğday, çavdar, arpa) petrol bazlı gübre, ot böcek öldürücü kimyasallar ile kirletilmemiş topraklarda üretilip, taş değirmende öğütülerek un haline getirilmesi ve bu unun emektar ekşi mayamız ve el ile hasat edilen kristal kaya tuzu ve içme suyu ile yoğrulması sonucu elde ettiğimiz ekmeklerdir.

Maalesef sizi çocukluğunuzun lezzetlerine götürme şansımız yok, bunu iddaa edenlere de şüpheli yaklaşırız. Artık gezegenimiz hasta ve gitgide hastalanıyor. Tohum çeşitliliği de maalesef canlı çeşitliliği gibi azalıyor. Yer altı suları yıllardır süregelen üretim yöntemleri sebebi ile fazlası ile ilaçlı, topraklar petrol bazlı gübreler, ot, kök, yaprak, mantar, böcek ilaçları diye adlandırılan pek çok çeşit kimyasal ilaç ile her sene tekrar tekrar topraktan ve sudan temizlenmesi ne kadar süreceği tahmin edilemeyen bir şekilde kirletiliyor. Bu uygulamaların temelinde yatan en önemli gerekçe ise “verim”. “Verim” çok tehlikeli bir kelime bizim için. Pek çok üreticiden duyduğumuz ve ağızlara pelesenk olmuş olan atalık buğdayların “verimsiz olduğu”. Halbuki aslında problem birim alanda daha fazla ürün alabilmek adına laboratuvar ortamında hazırlanmış kısır tohumlar, toprağı aşırı zorlayıp canlılığını kaybetmesine sebep olan petrol bazlı gübreler ve çeşit çeşit zirai ilaç adı altındaki kimyasallar. Yoksa eski tohumların verimi az değil, yüzyıllardır olduğu gibi aynı aralıkta.

Bu karamsar tabloyu biraz aralamak gerekirse; biz hala bu konuda mücadele edilebileceğine inanıyoruz. Temiz topraklar korunabilir; kirlenmiş toprakların ise yavaş yavaş temizlenebilmesi çok zor değil. Ne yediğimizin, nerede üretildiğinin, içeriğinin, hatta üreticisinin kim olduğunun peşine düşersek o zaman bu süreç daha da hızlanır. Tüketici ile üretici arasında bağ oluştukça, küçük üreticiler desteklendikçe her şey daha iyiye gidecek. Çeşitlilikleri azalsa da hala eski tohumlar var! Hala kirlenmemiş topraklar var! Mevcut koşulları gözeterek, emek sömürüsü yapmadan üretilebilecek en doğru ekmekleri üretmek niyetindeyiz. Toprağı, topraktan beslenen canlıları, toprakta çalışan çiftçiyi gözeterek bu tohumların neslini sürdürmek, bizden sonraki nesillere miras bırakabileceğimiz bir hayat sürmek en öncelikli niyetimiz.

Neden ekşi maya?

İçeriği un ve sudan oluşan en eski ekmek yapma tekniği, tam olarak tahmin edilememekle birlikte şu ana kadar bulunan bu konuya dair kalıntı 5.800 yıl öncesine dayanıyor. Ekşi mayalı ekmek lezzetlidir, geç bayatlar, sindirimi kolaydır, glisemik indeksi düşüktür, daha uzun süre tok tutar. Buğday glüten içeriyor ancak ekşi maya ile uzun fermantasyon süreci geçirdiğinde yani mayalandığında insanların tüketimi için sağlıklı olabilir. Aksi takdirde, yüksek alerjik potansiyeli olan besinlerden biri. Ayrıca belirtmek isteriz ki endüstriyel maya ile yapılan ekmeklere alerjisi olan kişiler, ekşi mayayla yapılmış olan ekmeklere aynı duyarlılığı göstermeyebilir.

Kullandığınız buğdaygiller hangileri?

Şu anda Adapazarı, Kütahya, Çankırı’dan gelen unları kullanıyoruz. Bunlar Kafkas Kızılı, Sünter, Kara Çavdar ve Üveyik. Ayrıca bu yaz yaptığımız yolculuğun bir hediyesi olarak Bilecik, Çanakkale, Balıkesir’den Karakılçık, Sarı buğday, Köse Buğday, Iza, Kavılca ve Siyez unları sene boyunca ekmeklerimizi şenlendireceğiz. 😊

Organik sertifikanız var mı?

Hayır organik sertifikamız yok. Organik üretimi destekliyoruz fakat melez tohumlarla da organik sertifika alınabiliyor. Organik üretimin, endüstriyel üretime bir alternatif değil geleneksel üretime geri dönüş için bir yol gösterici olması gerektiğine inanıyoruz. Biliyoruz ki organik sertifikalı üretim yapıp adaletsiz yollara başvuranlar varken sertifikası olmadan adil, etik üretim yapan üreticiler de mevcut. O yüzden üretici ile tanış olmak, yediğinizin nereden geldiğini, ne şartlarda üretildiğini bilmek önemli diyoruz.

Çeşitleriniz neler?

Şimdilik 2 çeşit ekmek üretiyoruz. Ekşi mayalı tam buğday ve çavdar ekşili tam çavdar ekmeği. Çavdar ekmeğimizin mayası sadece çavdar unu ile besleniyor. Birkaç şeker hastası dostumuz ile yaptığımız denemelerden alnımızın akı ile çıktık. 😊 Yavaş yavaş çeşitlendirmeye devam edeceğiz. Hatta pek yakında cevizli tam buğday ve cevizli tam çavdar çeşitlerimiz arasında yer alacak.

 

Size nasıl ulaşabiliriz?
Bize web sitemiz, facebook, instagram, e-mail ve telefon üzerinden ulaşabilirsiniz. Bilgilerini aşağıda sırası ile paylaşıyoruz. 🙂
www.eppek.net
https://www.facebook.com/eppek.ist/
https://www.instagram.com/eppek__
bilgi@eppek.net
Arama ve WhatsApp için : 0537 685 15 40

Sevgi ve barışla..

Reklamlar